Adlingo ile Yeni Nesil Reklamcılık ve Yapay Zeka

Yapay zekâ varlığını her şekilde göstermeye devam ederken, markalar yapay zekayı kullanabilecekleri farklı sistemler üretmek adına var gücüyle çalışıyorlar. Mesela kasım ayının son haftası görücüye çıkan son nesil Apple Ipad Pro yapay zekâ teknolojisini kullanıyor (Yapay zekâ ile yüz ve ses tanıma) ve çok hızlı bir bioçipi var. Yine aynı şekilde yapay zekayı kullanan Google’ın yeni projelerinden biri olan Adlingo, yapay zekâ aracılığıyla eski reklam biçimini raflara kaldırarak, müşterilerin kafalarındaki sorulara çözüm getirmeyi amaçlıyor. Adlingo’dan bahsetmeden önce yapay zekanın ne olduğuna ışık tutalım.

Yapay zekâ, teknolojinin komplike sistemlerine ve problemlerine karşı insanı merkez alarak, yani insan gibi çözümler üretmek adına çalışmalar gerçekleştiren, yeni kuşağın en önemli buluşlarından biridir. İnsan zekasını baz alan yapay zekâ, insan karakteristiğini ortaya koyar, bilgisayar ise fonksiyonel algoritmalar ile gereğini yerine getirir. Talep edilen arzuların ihtiyaçlara göre şekillenmesinin yanı sıra esnek ve etkili yaklaşımlar aracılığıyla akla yatan tavırlar sergilenir. Gelelim yapay zekâ hakkındaki önemli bir gelişmeye… Yapay zekanın yalnızca duyguların en yaratıcı biçimde dışavurumu olan hiçbir zaman insanın yeteneklerine kavuşulamayacağına inanılsa da yapay zekâ programı olan GAN portre resimlerde insanı yakaladı. 14.ve 20. yüzyıllara ait 15 bin portreyi hafızasına alan ve kendi tekniğiyle resim çizen GAN hayali ailesinin portrelerini resmetti. Yapay zekâ ile ortaya konan bu resmin eser sayılıp sayılmayacağı ise halen tartışmaya açık…

Adlingo

Adlingo Nasıl Çalışıyor ve Ne İşe Yarıyor?

Yapay zekanın bahsini açıp kısa bir hülasasını çıkardık, çünkü gündemi otomotiv, spor müsabakaları, finans ve ekonomi, video oyunları ve sağlık gibi alanlarda meşgul eden ve sınırlarını her geçen gün daha da büyüten yapay zekâ teknolojisi reklamcılık alanında da varlığını yavaş yavaş göstermeye başladı. Bunun en önemli sebebi, giderek dijitalleşmemiz ve yapay zekanın artık her anlamda hayatımızın içine sokulması… Nasıl ki, yenilik ile gelen yaratıcılık farklı sektörlere yansıyorsa, neden dijital pazarlamanın en önemli kolu olan reklamcılığa da yansımasın?

“Yapay zekâ” teknolojisi ile yeni bir reklamcılık modeline ışık yakarak, Adlingo’yu harekete geçiren Google, Adlingo platformu üzerinde detaylı çalışmalar gerçekleştiriyor. Peki, Adlingo ne işe yarıyor? Etkileşimli reklamların daha faydalı olacağına inanılan Adlingo, chatbot entegrasyonunu kullanarak sohbet reklamlarının oluşturulmasında görevini yerine getiriyor.

Geliştirilen bu dijital pazarlama modelinde Adlingo ile önemli bir dönüşüme kucak açan Google, tıpkı e-ticaret sitelerinde olduğu gibi etkileşim oranını yüksek tutacağı bir hedef belirliyor. Sohbet botu olarak satırlara aktardığımız Adlingo, müşteriler ve tüketiciler reklama tıkladıkları zaman harekete geçip misyonunu tamamlıyor. Sohbet botu olarak müşteri ve tüketicilerle konuşan Adlingo, onların sorularını cevaplıyor ve konuya ilişkin şüphelerini ortadan kaldırıyor. Yani bir nevi hizmete yönelik bir araç modeline dönüşüyor. Hepimizin bildiği “chat” kavramı da reklamcılıkla beraber evrim geçirmiş oluyor.  

Google reklamcılığın kalıplarını kırıp yeni bir sistem için mükemmel bir ortam sunmakla kalmıyor, aynı zamanda, markaların reklamlarını kendi reklamlarına entegre edebilmelerine olanak sağlıyor, buradaki asıl amaç olumlu bir geri bildirim sağlanması ve yapay zekanın sınırlarının test edilmesi…

Adlingo

Adlingo ve Konuşkan Pazarlama

Adlingo’nun kurucu ortaklarından olan Fatnani durumu şu şekilde özetliyor: “Markalar ve geliştiriciler bize iletişim deneyimini getiriyor ve bu deneyimi web’de paylaşıyoruz.

“Gördüğümüz şeylerden biri, kullanıcılarla ve tüketicilerle bu paradigma değişiminin daha çok bir konuşma ortamı olduğuydu. Telefonunuz, hoparlörleriniz ve nihayet arabanız gibi cihazlar aracılığıyla her şey gittikçe daha konuşkanlaşıyor. Kendimize şu soruyu sorduk: ‘Hey, eğer bu değişim gerçekleşirse, pazarlama neden daha konuşkan olmasın? “

Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz: Konuşkan ya da konuşmacı pazarlama olarak adlandırabileceğimiz Adlingo çevrimiçi reklamcılığın chatbotlar ve diğer sohbet yardımcılığı aracılığıyla talep-arz dengesindeki ihtiyaca karşılık veriyor.

Bu bağlamda oldukça başarılı bir başlangıç projesi olan Adlingo Diyalog Akışı, MicrosoftBot Framework, LiveEngage ve Blip gibi Chatbot araçlarıyla bütünleşerek görüntülü reklamların içine sohbet reklamları ekliyor. Unutmayın, markaların tüketicilerle bire bir görüşme yapmasını sağlamak hedefe atılan bir oktur. Tabi burada akıllara şöyle bir soru düşmesi kuvvetle muhtemel: “Tüketiciler reklâmla etkileşimde bulunuyor mu?” Yanıtını vermek için daha çok erken, fakat bunun bir keşif ve interaktif bir deneyim olduğunun altını çizebiliriz.

Adlingo

Adlingo ile Alışveriş Potansiyeli Değişecek

Gelecek yıllardaki alışveriş potansiyelimizi şekillendirecek önemli araçlardan biri olduğuna inanılan Adlingo, hem iyi bir girişimcilik örneği hem de yaratıcılık adına yapılan özgün bir yatırım. Girişimlere liderlik etmek amacıyla kurulan Area 120’nin merkezinden çıkan Adlingo yetkilileri sohbet botlarını sadece canlı destek hatlarında değil, internette verilen her türlü reklamda adeta bir sanal satış sorumlusu olarak görevlendirmek istiyorlar. Tophetter ve Kia gibi önemli markalarla yaptığı çalışmalarla destek toplayan Adlingo, teknolojinin tüm gücünü ve enerjisini sonuna kadar kullanarak daha önce hiç tahayyül edilmemiş bir modelin hatlarını belirginleştirmeye çalışarak, farkını ortaya koyuyor.

Bakalım Adlingo işlevini yerine getirip beklenen sonucu verecek mi? İlerleyen zamanlarda hep beraber öğreneceğiz.

Kaynak: Posta Gazetesi (Sanat var, Sanatçı Yok)

SİZ DE YORUM YAPIN!

YORUMLAR (0)