Kendini Keşfet ve Yen!

Büyüyoruz, yaşlanıyoruz, eğitim alıyoruz, geziyoruz tozuyoruz, evleniyoruz, yiyoruz içiyoruz vs ama çoğumuz kendimizi keşfetmeden ölüyoruz! 5 yıl boyunca düzenlediğim sosyal medya eğitimleri, dijital pazarlama eğitimleri ve ilham, girişimcilik üzerine düzenlediğim etkinliklerde gözlemlediğim ve yaşadığım deneyimlerden yola çıkarak bazı tecrübelerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.

Kendinizi keşfetmek için denemeniz ve sorgulamanız lazım. Bir istatistik var mıdır bilmiyorum ama en çok gelişen insanların öz eleştiri yapabilen ve bunu alışkanlık haline getirebilen kişilerin olduğuna inanıyorum.

Araştırmakla rakibinizi takip etmenin farklı şeyler olduğunu öncelikle kavrayın. Rakiplerinizi yenebileceğiniz yol, kendinizi yenebilmenizden geçiyor. Önce keşfedin ve kendinizi yenin!

YUDUM YUDUM YAŞAMALI HAYATI

İyi taraflarınızı daha da parlatın sonra eksileri artıya çevirin. Genelde eksik taraflarımızı güçlendirmekten başlarız aslında tam tersini yapmalı ve kendimize olan güvenimizi daha da yükseltmeliyiz. Besleneceğiniz en yakın nokta ise sosyal hayatınız o nedenle oldukça verimli geçirin. Eğlenin,coşun, ağlayın,şarkı söyleyin,kitap okuyun,film, tiyatro izleyin, spor yapın, bağırın, dağıtın, toparlayın vs kısaca kendinizi iyi hissetirecek her şeyi yapın.

Çevrenizi ise en az kendiniz kadar ve sizden daha iyi, hatta çok daha farklı insanlardan oluşturun. Bu size zenginlik katacak belki de yeni fikirler edineceksiniz. Kendinizi keşfedip, beslenebileceğiniz sosyal hayat ve bunu destekleyecek bir çevre yarattığınızı düşünürsek geriye tek bir şey kalıyor.

DENEMEK! 

Üzerinde düşünülmüş ve çalışılmış tüm fikirler iyidir ama en iyi fikir icraata geçen fikirdir. O nedenle fikirlerinizi icraata geçirin ve deneyimlerinizle kendinizi değişim katın. Başarısızlık üzebilir ama korkmayın, dayanırsınız. Çünkü acıdan doğar insan! Ve o acı sizi yeniden doğurarak mutlaka başarıya ulaştıracaktır.

Bir klişe söz vardı hani “Öldürmeyen acı güçlendirir.” işte bu söz belki de anahtarınız olabilir. :))

Derinliklere inelim ama boğulmayalım ve dibi görseniz de korkmayın çünkü ayağa kalkmak için önce düşmeniz gerekir. Düşmemek için tutunun tabi ama kendinize psikolojik engeller asla koymayın!

İletişim tekniğinizi ya da yeteneğinizi geliştirin. Pazarda tezgahını en iyi düzenleyen ve onu en iyi şekilde tanıtan/anlatan günün sonunda kazanır. Kendinizi en iyi şekilde anlatın. Kendinizi anlatmak sadece kendinizden bahsetmek değildir. Olaylara bakış açınız ve geleceğe dair yorumlarınız vb konularda kendinizi anlatmaktır.

Yani ürünün ne kadar iyi olduğundan değil ne kadar fonksiyonel ve ihtiyaca yönelik olduğunu anlatacaksınız.

ACIDAN GEÇTİM GÜZELLEŞTİM 🙂

Hayat bir vizyon işi bunu en iyi şekilde pazarlayanlar değil oluşturabilenler kazanacaktır. Gerçek pazarlama da zaten tüm ihtiyaçların ve gerekliliklerin oluşmasını ister ve sizin kişilerle sadece iletişim kurmanızı bekler. Vizyonu oluşturan şeyler sadece düşünce tarzımız değil yaptığımız diğer şeyler.

Yapabiliyorsanız spor yapın, dans edin ve doğaçlama dersleri alın hatta diksiyon ve fonetik derslerini de mutlaka öneririm.

Kişisel gelişim eğitimleri gibi görebilirseniz yazdıklarımı ama benim düşüncem “kişi” olabilmek için bu adımları mutlak gerçekleştirmemiz gerekir.

Kendinizi bulmak dünyanın en zor şeyi; çünkü kendinizi bulmak yediğiniz yemekten bile nasıl tat alacağınızı bilmenizdir yani eskiden nasıl yemişim dediğiniz şeyler bile olabilirken, yetenek ve yetkinliklerinizi saptamanın kolay olmayacak ve bunun için çokça zaman ve para harcamanız gerekebilir.

Hayatta ne yapıyorsak yapalım iş,eğlence neyse tadını çıkartarak yapmalıyız. Kendinizi keşfetmek hayatınızdaki en uzun ve bitmeyen bir yol ve bu uzun yolda tecrübeyi asla parayla ya da başka bir şeyle satın alamazsınız. Tecrübenin tek para birimi zaman! O nedenle zamanı yönetmekle uğraşmak yerine verimli kalmayı deneyin çünkü bu çağda zaman yönetme kavramı artık mümkün değil gibi…

ÇÜNKÜ İNSAN DEĞİŞİR!

İnsanlara “Sen değiştin!” diye kızanlardan uzak durun. İnsan değişir asıl değişmez ise orada sıkıntı vardır. Değişmeyecek tek şey insanı insan yapan olgulardır.

– Vicdan

– Dürüstlük,doğruluk

– Saygı,sevgi

– Güven ve adalet

Bu olgular sağlıklı bir insan yapısı yaratır. Ruh sağlığımız bozulsa bile kimseye zarar vermeyiz. Ayrıca insan istediğinde delirebilen bir yapıya sahiptir. Bunun otokontrolünü yapabilirseniz sorun yok ama bu da insanın doğasından mümkün.

Konuları fazla dağıtmadan sonuca gelmek istiyorum. Kişisel gelişim eğitimleri hangileri olduğunu merak ediyorsanız onu da kendime göre cevaplamak istiyorum.

Örneğin yükseklik korkunuz,topluluk önünde cesaretlenme gibi eğitimler extradan kendinize katabilirsiniz. Daha da çeşitlendirebilir çokta keyifli şeyler önerebilirim.

Yabancı dil, müzik (ensturman,ses-şan), at biniciliği, herhangi bir spor dalı (yüzme birinci sırada olabilir), bilgisayar ve program eğitimleri, sosyal medya eğitimleri, fotoğrafçılık, dijital pazarlama eğitimlerini tabi ki önereceğim çünkü ihtiyaçtan olmaktan daha çok yaşadığımız kültürün bir parçası oldu.

Stratejik düşünerek planlama yapmalıyız zaten bu ikisini hayatımızda olabildiğince yapabilirsek başarısız olmak imkansız gibi…

Kendinize bir bakış açısı katmalısınız. Bu süreçleri yaşamazsanız istediğiniz okulu bitirseniz, istediğiniz eğitimleri alsanız ve başarılı olsanız bile mutlu olamayacağınızı söyleyebilirim… Mutluluk ne başarı da ne de parayla direkt alakalı bir duygu değil. Mutluluk, hayata karşı yarattığınız kimliğinizde saklanan gizemli bir yol.

Ve o yolu sizlere tarif etmeye çalıştım 🙂

SİZ DE YORUM YAPIN!

YORUMLAR (2)

VOLKAN

14 Jun 19

Eline saglık. Güzel yazı olmus. Düşüncelerinin yayılması dileğimle... Selamlar

VEYSEL BALLIKAYA

27 Jun 19

Öncelikle yazmış olduğunuz yazı için çok teşekkür ederim gerçekten önemli bir yazı yazmışsınız fakat topluluk önünde Biraz konuşma becerim zayıf O konuda nasıl yardımcı olabilirsiniz teşekkürler ve saygılar