Employer Brand Summit 2015 Notlarım

Editör

Gözde Elönü #SosyalMedyaKampüsü Business Development Director

Bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en büyük İşveren Markası buluşması  Employer Brand Summit 12 Ekim 2015’te Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de gerçekleşti.
Etkinliğin en önemli tarafı İşveren Markası kavramının kurucusu Simon Barrow’un konuşmacı olarak, katılımcılara ilk ağızdan değerli bilgiler paylaşmasıydı. Birçok konuşmacının paylaştığı deneyim ve tecrübeler ile zenginleşen bu yıl ki teması “İşveren Markası Yönetimi: Yönetim mi, Pazarlama mı” olarak belirlenmişti.

İşveren Markası Zirvesi’nde öne çıkan başlıklar ise şöyleydi:

• İşveren Markası Yönetiminin Bugünü ve Geleceği
• İşveren Markası Projesinin Aşamaları
• İşveren Markası Projelerinde Karşılaşılabilecek Sorunlar ve Çözüm Önerileri
• Türkiye’den İşveren Markası Uygulama Örnekleri
• Kreatif Ajans Gözüyle İşveren Markası Hikayeciliği
• Dijital Çağda İşveren Markası İç İletişimi

Zirvenin açılışı Boğaziçi Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında İşveren Markasının günümüzde ne kadar önemli olduğunu ve Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye’de markalaşmayı başarmış devlet üniversitesi olarak ilk akla gelen üniversitesine nasıl dönüştüğünden bahsetti. Toker bu süreci, okullarında yer alan hocalar, çalışanlar ve en önemlisi öğrencilerine verdikleri değerler ile başardıklarını belirtti.simon-barrow

  1. oturum ise Simon Barrow ve Murat Dere ile soru cevap şeklinde düzenlenmiş bir oturumdu. Simon Barrow; işveren markası sürecinin yönetim ile başladığını, ilk önce şirket yönetiminin bunu sahiplenmesi ve kabullenmesi gerektiğinin altını çizdi. Üst yönetim bu işi sahiplenmeden, markaya bu kavramı kazandırmak oldukça güç. İşveren markası kavramını şirketlerde uygulayabilmek için Simon Barrow’un aktardıkları, notlarım arasında şu şekilde:
    İşveren markası kavramına tüketici pazarlaması ile aynı disiplinde yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Bu durumda markaların, insanlara iyi olduklarını hatırlatması çok önemli. Günümüzde bir markanın algısının kaderi, büyük bir oranla çalışanların elinde. Mevcut çalışanı elde tutmak, yeni çalışan kazandırmaktan daha önemli ve zor. Süreci kolaylaştırmak ve sağlıklı yürütebilmek için insan odaklı bir şirket olunmalı. Konu insan olunca şirketlerde işveren markası kavramının yönetimini de İnsan Kaynakları birimlerinin yürütmesi en sağlıklı olanı. Bu durumda İnsan Kaynakları departmanlarının biraz risklere açık, yenilikçi olmasında fayda var. Tabi durumu üst yönetime satabilme kabiliyeti de cengaver İnsan Kaynakları Uzmanlarına düşüyor.

hakan alp

  1. Oturum ise Üniversite yıllarımdan beri beğenerek takip ettiğim, bir bankacının renkli yüzü Finansbank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp’indi. İşveren markasına olan yaklaşımlarını Star Wars filmi ile özdeşleştirerek anlatmayı tercih eden Hakan Alp, samimi ve sıcak bir sunum gerçekleştirdi.
    Hayaller ve Cesaretleri birleştiriyoruz.
    Hayal gücü ve yenilikçi olmanın birçok şeyi beraberinde getirdiğini vurgulayan Hakan Alp, işveren markası kavramını oluşturabilmek için gerekli en temek noktalara da değindi.
  2. İnsanların beklentisini anlayın.
  3. Cesur olun. Taklitçi olmayın; çığır açın, yenilikçi olun.
  4. İstikrarlı olun. Hayal ettiğiniz şey adımlarla olur, ne olursa olsun istikrarlı olun dedi.
    Finansbank bünyesinde Y kuşağı çalışanı yüksek bir kurum. Bu kuşağın ortalama 18 ayda işinden sıkıldığını ve kendisini tüketmeye başladığını hissettiğini söyleyen Alp, bu noktada eğitimin önemini vurguladı. Çalışanlarınıza sunduğunuz teknik eğitimlerin yanı sıra onları kariyerleri için önemli eğitim olanaklarının da önünü açmak gerekli.
    May the force be with us!
    Firmaların şu düşünceyi özümsemeleri artık kaçınılmaz: “ Biz sizi anlıyoruz, siz bizi seçiyorsunuz, bizi seçenler arasından seçim yapmaya çalışıyoruz.”
    İşveren markası kavramının en önemli araçlarından birinin de sosyal medya olduğunu, İnsan Kaynakları çalışanlarının bu konuda eğitim almaları ve doğru stratejiler ile ilerlemeleri gerektiğini önceki yazılarımda belirtmiştim. Bu noktada Hakan Alp ile aynı fikirde olmakla birlikte, sosyal medyayı yanlış kullanan, kendini olduğundan farklı gösteren şirketlerin 1 yıl içinde bu stratejisinin patlayacağının altını çizerek söyledi.
    Basitlik her zaman güzelliktir. Basit olun, sürdürülebilir uygulamaları şirketinizde uygulayın.
  5. Oturum FMCG Sektöründe Çekicilik konulu sunumu ile L’Oreal İnsan Kaynakları Direktörü Canan Karacan’ındı. İşveren Markası çalışmalarına 2013 yılında başladıklarını belirten Canan Hanım, işe markayı kişilik olarak tanımlamanın ve çalışanları dinleyerek, onları da süreçlere dahil ederek başladıklarını belirtti.
    Türkiye’de girişimcilik oranları gittikçe yükselişte. Yeni kuşak bu noktada girişimciliğe çok açık ve bu ruhu beslemek için şirket içi girişimciliği destekleyici programlar oluşturduklarını söyledi. İşveren Kavramı süreçlerinde sosyal medyanın gücünü de kullandıklarını ve kariyer sayfaları ile güzel bir ivme yakaladıklarını belirtti.

Diğer oturumları, ilerleyen dönemlerdeki yazılarımda bahsediyor olacağım.

SİZ DE YORUM YAPIN!

YORUMLAR (1)

SULTAN AVTEPE

19 Oct 15

ellerine sağlık Gözde, diğer oturumlarla ilgili yazını da heyecanla bekliyoruz :)